20 Temmuz 2010 Salı

Ben Geldim Hoşgeldim

Uzunca bir zamandır yoktum efendim.Yaklaşık 1 hafta önce arkadaşlarımla Kuşadası'na gitmiştik tatile.Sonra da bir yorgunluk bir telaş yazasım yok.Aynı sendrom devam ediyo hala daha aslında: Tembellik sendromu.

Bu durumu nası aşıcamı da bilmiyorum..Yapmak istediğim yapmam gereken çok şeyim varken nası bi lüks nası bi rahatlıktır benimki aklım almıo vallahi..Bi bilen varsa bu sendromu nası yenebilcemi bişeyler yazıversin lütfen ben kafayı yemeden..

İlug@

6 Temmuz 2010 Salı

Şaşayazdım Ben

Bilmiyorum duyanınız ya da göreniniz veya veya kullanananız var mı ama 26,000 liraya çanta varmış çantacılarda.Evet evet yanlış duymadınız eski parayla tam tamına 26 milyar oluyor kendileri..

Ohannes!! Şaka gibi!!Kal gelir adama yaw bu paraya bi çanta alırsan..Yani bence gelmeli:)

Hemen çantayla ilgili detaylara geçiyorum;

Türkiye'de sadece 15 kişide varmış,dünyada da 300 kişi kullanıyomuş bu çantaları efenim.Kobra derisinin botoksla yumuşatılmış haliymiş bu çantalar.Bi de öyle eskidi,yırtıldı falan derdi de yokmuş.Şarap gibi olduğuna dair de söylemler var medyada..Yani eskiyince daha çok güzelleşiyomuş.Torunlara bile miras bırakılabilirmiş yani düşünün eskime kavramının genişliğini:)

Bu çantaları kullanan bayanlar kendilerini çok pozitif hissediyolarmış ve hayata bakış açıları çok optimistik oluyomuş..Bak sen şu botokslu çantanın ettiğine yaa:)

Mezun da oldum hazır.Acaba annemden mezuniyet hediyesi olarak araba yerine bu çantalardan mı aldırsam naapsam ki:) Ama yok yaa..Taşıyamam ben onu.Maazallah kapkaç olurum bilmemle olurum sora çantanın içindekine mi yanasın çantanın kendisine mi..Bela getirir öylesi bana walla:)

Yani hani gırgır geçiyorum,gülüyorum gibi gözükse de aslında üzüldüm ben bu duruma.Tüm dünyada 300 kişi kullanıyomuş,bizim ülkemizde de 15 kişide varmış.Orana bakılcak olursa güzel ülkemin insanlarının ne kadar zengin olduğu çıkıyo ortaya.Korkunç bi oran var ortada di mi ya..300 e 15..tiheytihey..Güzel ülkemin güzel insanlarına bak sen hele..

Allah bilir buna 26 milyar para veren insanlar, yanlarında hizmet eden yardımcılarının sosyal imkanlarını sağlamıolardır ya da maaşlarını aksatıyolardır..Allah bilir..

Böyle işte benim insanım.Nerde hava cıva boş şeyler var bunlarla uğraşır.Gösteriş olsun lüks olsun pahalı olsun da varsın sigortasız insanlar çalıştırsın yanında.Mühim değil! Mühim olan O çantasıyla çevresinde kendi gibi olan insanlara hava atsın,kendini mutlu hissetsin..

Ne kadar adaletsiz bi dünyada yaşıyoruz.Bi kesim gerçekten karnını doyuracak ekmeği bulabilmek için çöpleri eşeliyo hatta bazıları o imkanı bile bulamıyo..Diğer yandan bi kesim de 26 milyarını bi anda böyle gereksiz şeylere gözünü kırpmadan yatırabiliyo..Anlamakta zorlanıyorum bu düzeni çoğu zaman..Bilemedim onu ben!

İ.

4 Temmuz 2010 Pazar

Tembel İlu!

Tüm bir gün..Evet..Kocaman bir pazar gününü hiçbir şey yapmadan geçirdim ya da ziyan ettim.Hayırlı uğurlu olsun vatana millete efendim.

Oysa ki okuldan mezun olmadan önce..Çok değil yaklaşık 1 ay öncesinde son finallerime girip onların stresini çekerken dilemiyo muydum Allahım noolursun bi an önce bitsin ve hiç bi şey yapamıycam günlere geliym,aptal aptal evde dolaniym artık bi an önce mezun oliym diye..Hatta ders çalışma kısmına ara verip finallerden sora yapcaklarımın listesini de çıkarıyodum.Fotoğraf çek,adalara git,alışveriş yap..vs diye.

Yok annem yoook..Wallaha bu insanoğluna rahatlık yaramıyo.Anladım onu ben.Ders olsa bi dert olmasa ayrı dert..Hayret bi şey yaa...

Bi sürü filmler izlemem lazım indirdim o kadar özene bezene yok..Paşa keyfim istemiyo.Kitaplar okuyim,fotoğraf çekiym diyorum.Yok.Ona da yok efendim!

Benim canım dayak istiyo walla..Anladım sanki ben yavaş yavaş.Böyle okkalı bi dayağa ihtiyacım var.Silkinip kendime gelip eski versiyonuma dönmem lazım.Yoksa böyle bi insan değildim ben.Yok yok..Wallaha da değildim hani..Resmen coach potatoluğa doğru gidiyorum ben.Durum fena a dostlar!

Sabah gazete okudum bi süre sora sıkıldım attım kenara..Müzik dinliyim dedim sıkıldım çıkardım kulaklıkları..Şimdi de yazı yazıym dedim ama ne yazık ki bundan da sıkıldım.Burda bitiriyorum.Yeter!!


Offpoff İlu...

28 Haziran 2010 Pazartesi

Bu Bir Mezun İnsan Yazısıdır!


Eveet sayın izleyiciler..Şu anda yazmış olduğum ve okumuş olduğunuz bu satırları artık mezun olmuş,üniversitesini bitirmiş,hayatına kendi idealleri doğrultusunda yön vermek üzere olan bir yetişkin birey olarak yazıyorm:) Bu ne demek biliyo musunuz siz hıı?:)


Walla mutluluktan havalara uçuyorum desem abartmış sayılmam heralde.Her ne kadar çevrem ağlayan zırlayan insanlarla dolu da olsa gayet de mutluyum,huzurluyum herşeyden önemlisi gururluyum kendimle.16 senedir bu verilen eğitim mücadelesinin doruğuna ulaştım üniversite mezunu olarak daha ötesi var mı ki?


Cts günü klasik kep atma törenimiz de oldu.Tüm anneler babalar çocuklarının haklı gururunu paylaşmak için okuldaydılar.O coşkuya ortak oldular.Biraz fazla kalabalık ve havasızdı gerçi ortam ama hiç farkedilmedi bie çekilen sıkıntılar heyecan arasında.


Düşünüyorum da,daha doğrusu düşünmeye çalışıyorum da şu geçirdiğim 4 seneyi..ne çabuk geçmiş demekten alamıyorum kendimi.Daha dün gibi hatırlıyorum oysa ki üniversiteye kayıt olduğum günü,ilk kurulan arkadaşlıkları,ilk dersleri,zamanla kurulan ve git gide sağlamlaşan dostlukları..Hey gidi günler heeyy diyorum sonra da.Nerdeeen nereyeee di mi?


Finalleri vardıı,vizeleri vardııı,sabaha kadar abuk subuk latin latin terimleri ezberlemesi vardı,histolojisi,biyokimyası,immünolojisi vardıı...Hepsi birer anı oldu hafızalarda şimdi.Yaşanılan stresler,çekilen sıkıntılar çooook geride kaldı:)


Gerçi hepsinin tadı ayrıydı tabi.Üniversite deyince hemen aklıma gezme,tozma,eğlence geliyo herkes gibi.Mutlak özgürlük durumunun yanında,sorumlulukların artması hele ki benim gibi İstanbul Universitesindeysen anlamsız kurallar,yersiz bürokrasiyle mücadele insanı yaşlandırıyo,olgunlaştırıyo..İnsanı insan yapıyo üniversiteden mezun olmak.Onun için bu sıralar sorumsuz ve boş boş bi şekilde keyfini sürüyorum uzun bi zamandır özlemle beklediğim bu eşsiz zamanın:)


Gelecek herkese ne surprizler hazırlar bilinmez.Umarım herkes bi şekilde bu hayat mücadelesinden en az hasarla atlatır ne diyim.Bilemedim..


İlug@

22 Haziran 2010 Salı

P.S:Mimmm!!

Eveeet..C3moi tarafından mimlenmişim..Sevdim bu seferkini.Cevaplarken kendimi de tanımış oldum aslında birazcık.İyi oldu bu:)

FELSEFEM:İnsanlar için yararlı şeyler yapmaya çabalayıp iyi şekilde akılda kalabilmek..



HAYAT:Çok kısa olduğundan tadı çıkarılası süreç.Carpe diem!:)


ÇOCUKLUK:Yaşamımın her döneminde ah keşke çocuk olsam deyip de özlem duyduğum sorumluluğun minimum eğlencenin maksimum yaşandığı benzersiz dönem..Ahh keşkee...!:)



GÜNEŞ:Pek iyi anılarım yok kendileriyle.Zira beyaz tenli olduğumdan vücudumda oluşan yanıklardan dolayı bana acıyı,ızdırabı ve bu yaşanılanların ardından uykusuzluğu akla getiriyo.Tabi bi de tatilimin zehir olmasını da.



GÖZLER:Kelime ya da alfabe icat edilmemiş olmasaydı bence gayet de gözlerle anlaşılabilirdi:)



YILDIZLAR:Ulaşılmaz..



GÜZELLİK:Geçici..



SEVGİ:Sıradan..Bir kediyi,köpeği,çiçeği,böceği de sevebilir insan..



AŞK:Mantıkla verilmiş bir mantıksızlık..Ayakların yerden kesilmesi..Yüzdeki şapşal gülümseme..etc.



MÜZİK:Kesinlikle ruhun gıdası!



DOST:Gerçek anlamda bi elimin 5 parmağını geçmeyecek kadar az..



PARA:Bi çok şeyin kapısını açan anahtar..



ZAMAN:Su gibi..



ERKEKLER:Sözüm meclisten dışarı ama kadınlarla kıyaslandıklarında son derece saflar..Kusura bakmayın beyler:)



SAVAŞ:Son derece gereksiz,çağdışı,medeniyetsizce..Savaş demeyin bana gerçekten içim acıyo..



AĞLAMAK:Benim bayıla bayıla yaptığım bi çeşit rahatlama aracım.Hatta en etkili rahatlama aracım diyebilirim:)Deneyimlerime göre 15 dk hıçkıra hıçkıra ağlamak,ardından pamuk gibi bi bünye yaratıyo insanda..Tarafımdan çokca test edilip onaylandı:)



DENİZ:Mutlak huzur.



AYNA:Her gün en az yarım saat karşısında vakit geçirdiğim odamın en sevdiğim eşyası:)



HAYAL:Bir gün mutlaka gerçek olcana inandığım rüyamsı düşünce ürünleri..



Gelelim mimleri yaymaya:) weba,smarthood,Giza,maRLa,JuVe cevaplamaya çalışsınlar bakalım..



Benden bu kadar:)



İluş(:)

13 Haziran 2010 Pazar

Çok Bereketli Bir Yaz

Benim gerçekten çok önem verdiğim,müziğini doyasıya dinlemekten bıkmadığım ve elimde avucumda ne varsa tüm paramı konserlerine verebilcem sayılı insanlar vardır.Yann Tiersen olsun,Beirut olsun,Norah Jones,The Cranberries,Loreena Mc Kennit,Jason Mraz..

Bunlar gelsinler böyle odamda kursunlar orkestralarını falan ben uyumadan önce her biri teker teker konser verip gitsinler istiyorum..Daha doğrusu hayal ediyorum diyelim:)

İşteee..Bu yaz o bakımdan bereketli bi yaz olacak benim için:)Neden mi?

Çünkü 22 Temmuz'da The Cranberries konseri var.Biletleri şubatta çoktan alındı bile:) Her ne kadar lise döneminde dinlediğim,her şarkıda çok değişik anıları barındırıyor olsa da o müzikleri,belki de o müziklerle o anılara dönmeyi seviyorum.. :)

Sonra gelelim 11 Temmuz'a..Uzun zamandır bekliyodum.Durmadan biletleri çıksın diye biletix e bakıp bakıp takip ediyodum.Geçtiğimiz hafta sonunda büyük üstad Yann Tiersen'in Dolmabahçe Küçükçiftlik'de olacak olan konserinin biletleri satışa çıktı.Detay için lütfen tık.:)

Gerçi Yann Tiersen için annem mırın kırın ediyo.Yok efendim kaç konsere gitcekmişim de durmadan bunlara böyle para mı yetişirmiş de bilmemle de..Napalım ama bu benim suçum değil ki?Bu insanlar her sene gelen insanlar değil di mi.Gitmezsek ayıp olur sanki.Bilgisayarımda milyon tane şarkıları olan bu insanları yerinde görüp izlemek dahası o muazzam coşkuya ortak olmak düşündükçe bile bana heyecan veriyo.Kendimi orda düşünemiyorum bile!

Wohooo!! Gitmeliyim yannız şu anda onu kanımda hissettim:)

İ.

6 Haziran 2010 Pazar

Let Go

http://www.dailymotion.com/video/x4oj5k_let-go-frou-frou_music

İki gündür deli gibi dinlediğim tek şarkıdır kendileri.Garden State filminin soundtrack i..

Frou Frou-Let Go